Yükte hafif pahada ağır - Taşınması kolay olan değerli eşya., Akıl yürütmek - Herhangi bir konuda fikir vermek, tahminde bulunmak., Burun kıvırmak - Önem vermemek, küçümsemek, beğenmemek., Burnundan fitil fitil gelmek - Elde ettiği güzel şey, sonradan gelen üzüntüler üzerine kendisine zehir olmak., Zaman ile yarışmak - Hızlı hareket etmek., Gözüne girmek - Davranışlarıyla birinin sevgi ve ilgisini kazanmak., Ekmeğini taştan çıkarmak - Geçimini sağlamakta çok becerikli olmak, en zor koşullarda bile kazancını sağlamak., Üstüne titremek - Bir şeye veya kimseye sevgi, özen göstermek., Tepesi atmak - Birdenbire öfkeye kapılmak, öfkelenmek., Har vurup harman savurmak - Hesapsızca, düşüncesizce harcamak; malını, parasını ölçüsüzce, bol bol harcayıp tüketmek., Kulağına küpe olmak - Başa gelen bir durumdan alınan dersi unutmamak., İnce eleyip sık dokumak - Bir şeyi bütün ayrıntılarıyla araştırmak, gözden veya elden geçirmek, Kafası kazan gibi olmak - Kafası şişmek., Can atmak - Şiddetle arzu etmek, çok istemek., Yangına körükle gitmek - Gerginliği, uzlaşmazlığı artıracak biçimde davranmak., Can damarına basmak - Bir işin en önemli yönü üzerinde durmak., Beyaz sayfa açmak - Bir konuda geçmişi unutarak geleceğe umutla bakmak., Bağrına basmak - Kucaklamak, biriyle ilgilenerek onu koruyup kayırmak, yetiştirmek., Foyası meydana çıkmak - Bir olay dolayısıyla bir kimsenin kötü niteliği ortaya çıkmak., Destan yazmak - Olağanüstü kahramanlık, yararlık veya başarı göstermek.,

Leaderboard

Visual style

Options

Switch template

Continue editing: ?